Haberler ve Olaylar

Sumud Filosu Aktivistleri Türkiye'ye Ulaştı

Vertex Tarafından Paylaşıldı, , Konu ID: 2077

#1
Sumud Filosu Aktivistleri Türkiye'ye Ulaştı


İsrail'in gözaltına aldığı Küresel Sumud Filosu'nun üyeleri, Girit üzerinden yola çıkılan uçakla İstanbul Havalimanı'na başarıyla inmiştir. Bu önemli gelişme, filo katılımcılarının ülkelerine dönüş yolculuğunda bir dönüm noktasını temsil etmektedir. Uçakta taşınan yolcuların çoğunluğu, barışçıl gösterilerde aktif rol oynayan insani yardım işçileridir.

İstanbul'a Gelen Türk Aktivistler

Uçağa binen 60 kişi arasında, Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri, Arjantin, Avustralya, Bahreyn, İngiltere, Brezilya, Hollanda, İspanya, İtalya, Malezya, Meksika, Pakistan, Şili ve Yeni Zelanda vatandaşları yer almıştır. Türk katılımcılar arasında Mustafa Enes Topal, Muhammed Özdemir, Ali Deniz, Yunus Kava, Şahin Yaşlık, Mustafa Arslan, Abdulsalam Demir, Nevzat Öylek, Nevzat Güzel, Halil Erdoğmuş, Abdüllatif Faslı, Hüseyin Şuayb Ordu, Mahmut Akay, Görkem Duru, Mehmet Atli, Mükremin Köse, Ramazan Tekdemir ve Mahmut Çağatay Yavuz bulunmaktadır. Sağlık kontrol prosedürü nedeniyle bu seferde yolculuğu yapamayan iki Türk vatandaşının ise bir gün sonra ülkeye gelmeleri beklenilmektedir Gülücük

Uluslararası Delegasyon Bilgileri

Uçakta yer alan diğer ülke temsilcilerinin dağılımı oldukça çeşitlidir. Bu dağılım şu şekildedir:
  • Amerika Birleşik Devletleri: 4 kişi
  • Arjantin: 5 kişi
  • Avustralya: 2 kişi
  • Bahreyn: 1 kişi
  • Brezilya: 2 kişi
  • Birleşik Krallık: 6 kişi
  • Hollanda: 1 kişi
  • İspanya: 3 kişi
  • İtalya: 2 kişi
  • Malezya: 10 kişi
  • Meksika: 1 kişi
  • Pakistan: 1 kişi
  • Şili: 1 kişi
  • Yeni Zelanda: 2 kişi

Yaşanan Olaylar ve Çatışma

Sumud Filosu'na yönelik İsrail operasyonunda 31 aktivist yaralanmıştır. Bu olayın ardından serbest bırakılan aktivistler, maruz kaldıkları muameleye ilişkin şok edici tanıklıklar vermişlerdir. Katılımcıların ifadeleri, gözaltında tutuldukları dönemde insanlık dışı koşullarla karşı karşıya kaldıklarını ortaya koymaktadır. Bölgede kurulan bu gözaltı alanları, açık denizde gerçekleştirilen zorla tutma işlemleri olarak tanımlanmıştır. Bu tür uygulamalar, uluslararası hukuk ve insan hakları ihlalleri açısından ciddi soruşturmalara tabi tutulmalıdır.
Bu Konuya Göz Atan Kullanıcılar: 1 Ziyaretçi